Ünlü yönetmen Roman Polanski’nin bu filmde,İngiltere’de başbakanlık yapmış olan eski bir politikacı, anılarını yazması için bir yazarla anlaşır. Hayatını riske etmek pahasına, geçmişte sır gibi saklanan gerçekleri anlatmaya kararlıdır.
Kuzey Amerika’da bir ada da geçen filmde, adanın sakinleri veba gibi yayılmakta olan zombilerle mücadeler vermektedirler..Bu arada zombileşen akrabalırının yeniden eskisi gibi olmaları için de bir çare aramaktadırlar..Zombi türü filmleri sevenler kaçırmasın derim.
Salvador Puig Antich anarşist ve banka soyguncusudur..1974 senesinde Francisco Franco’Nun diktatörlügü sıraasında idam edilmiştir.1974′te idam edilmesinden önce Lluis Llach’ın ünlü protesto şarkısı I si canto trist’e ilham kaynağı olmuştur.
Joey Gazelle inde içinde olduğu ters giden bir uyuşturucu pazarlığında çıkan çatışmada polisler ölür. Joey olayda kullanılan silahı yok etmeyi planlamaktadır. Ancak komşunun çocuğu bu silahı bulunca işler karışır. Çocuk bu silahı hiç sevmediği babasını vurmak için kullanır. Bunun üzerine Joey (Paul Walker), mafya ve polisten önce çocuğu bulmak ve cinayeti örtbas etmek zorundadır.
Serinin 7. bölümünde, Jigsaw’un ölümcül yasası yine aynı şiddetiyle devam etmektedir.. Jigsaw’dan kurtulan bir grup insan kendilerine yardımcı olmak için destek ararlar ve bu destekçilerin en başında Bobby Dagen adında Jigsaw’dan kurtulmuş biri vardır. Acaba Bobby’nin kendine ait gizli sırları yeni tüyler ürpertici olaylar zincirinin başlangıcına gebe midir?
Serinin bu son filminde;Yıl 2018′dir. Mahşer Günü gelip, modern uygarlığı yıkmıştır. Bir Terminatör ordusu kıyamet sonrası dünyada kol gezimekte, terk edilmiş şehirlerde ve çöllerde saklanan insanları ya öldürmekte ya da yakalamaktadır..Bu arada hayatta kalanlardan oluşan küçük grupların organize olarak kurduğu Direniş hareketi, yeraltı sığınaklarında saklanmakta ve ve fırsat bulduğunda da kendilerinden sayıca çok üstün düşman kuvvetlerine savaş açabilmektedir..Mahşer Günü’nün geldiğini gören ise yalnızca bir kişi vardır. Kaderi, insanlığın kaderiyle bağlantılı olan tek kişi olan John Connor.
Filmin adının orjinali gibi çevrilmediği için beklentilerde değişyor tabi,nemfoma içinde Mıchael Douglas gibi ünlü sanatçılarında kurbanı olduğu bir psikolojik hastalık.Filmin tartışıldığı kadar ahım şahım bir film olmadığı kanaatindeyim zaten tartışmalarda sanatsal yada teknik boyuttan ziyade bizim Türk milletinin ahkam kesmekte pek meraklı olduğu ahlak cinsellik konularında oluyor.Efendim kısaca nacizane görüşümü belirteyim bir film ile kimsenin ahlakı bozulmaz;zaten bir film ile bozulacak ise o ahlak ahlak değildir zaten.hiç olmamıştır.
Tür : Dram
Gösterim Tarihi : 26 Haziran 2009
Yaş Sınırı : +18: Cinsellik ve Şiddet İçerir
Yönetmen : Christian Molina
Senaryo : Cuca Canals , Valérie Tasso (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Javier G. Salmones
Müzik : Roque Baños
Yapım : 2008, İspanya , 95 dk.
Oyuncular : Belén Fabra (Valére) , Leonardo Sbaraglia (Jaime) , Llum Barrera (Sonia) , Geraldine Chaplin (Abuela de Valére) , Ángela Molina (Cristina) , Pedro Gutiérrez (Hassan)
Tanrının Kitabı ve Metrodan kaçış filmi başrol oyuncusu Denzel Washington‘un yer aldığı Durdurulamaz filmi Türkiye’de 12 Kasım 2010′da gösterime girmişti. Toksik madde yüklü bir tren kaçırılmaktadır. 2 genç bu kaçırılan treni takibe alırlar. Gençlerin biri kondüktör diğeri ise mühendistir. Mühendis olan o kadar genç olmasada kondüktöre genç diyebiliriz. Başrollerde kötü adam yok bu filmde.. İki kişinin amacı zehirli kimyasalların şehre yayılmasını önlemektir. Will Gordon ve Frank Barnes adındaki bu kişiler treni durdurmak için aksiyon içinden aksiyona gireceklerdir. Ölüm tehlikesi atlatacaklardır. Zamana karşı bir yarış olacaktır.
Bir zamanlar Kanal D ekranlarında izlediğiniz “Gülbeyaz” adlı diziden hatırladığınız Şevval Sam, ve türkiyenin en iyi filmleri arasına giren “Babam ve Oğlum” filminden hatırladığınız Tuba Büyüküstün, aynı zamanda eskilerden Mahmut Gökgöz, Taner Barlas ve Ayla Algan gibi oyuncularında katıldığı Yüreğine sor filmi dram türündeki bir filmdir. Esma ile Mustafa birbirini sevmiştir. Ne var ki, bu aşkın döneme ve yöreye özgü bir engeli bulunmaktadır: Mustafa gizli Hıristiyan’dır. Esma dahil herkes onu Müslüman sanmaktadır. Öbür yandan Osmanlı, yaptığı yasal düzenlemelerle Hıristiyan tebaayı Müslümanlarla eşit duruma getirmiştir. Kilise, gizli Hıristiyanların artık dinlerini açıklamasını istemektedir. Bu zor bir durumdur Mustafa için, kilise ile aşkı arasında kalmıştır. Çünkü, Hıristiyan olduğu bilinirse hayatında Esma olamayacaktır. Müslüman bir kızın bir Hıristiyan erkekle evlenmesi ne toplumsal, ne de yasal olarak mümkündür. Mustafa, Esma’yı alıp götürecek ve açıklayacaktır durumunu. Esma’nın bunu mesele etmeyeceğinden emindir. İki sevgili kaçmaya hazırlanmaktadır ki, ani bir gelişmeyle her şey değişir...
Max Giwa ve Dania Pasquini yönetmenliğindeki 2010 yapımı mükemmel dans filmini türkçe dublaj olarak izlemeye hazırmısınız! Sokak Dansı Şampiyonasını kazanabilmek için Royal Dans Okulunun bale dansçılarıyla birlikte çalışmak zorunda kalan ve bunun karşılıgında çalışma alanlarını vermek zorunda olan bir grup gençin hikayesini anlatan bir film.

Evli bir adama, “Gidip, istediğin kadınla birlikte olabilirsin.” derseniz, neler olur? Rick (Owen Wilson) karısından sınırsız izni koparttığını düşünüp yanına en iyi arkadaşı Fred’i (Jason Sudeikis) de alarak çapkınlık turuna çıkar.
Saya vampir anne ve insan ırkından bir babanın kızıdır. 16 yaşında, naif bir görüntüsü olsa da aslında 400 yaşındadır ve iki ırk arasında kalmanın acısını yaşar. Hayatını samuray becerilerini geliştirmeye ve dünyayı vampirlerden temizlemeye adamıştır, diğerleri gibi hayatta kalması kana bağlı olsa da.
Macerasever gezginler Luke (Stephen Dorff) ve Adam’ın (Neil Jackson) yeni adresleri Fas’tır. Günlerini harika yemekler ve çılgın partilerle geçiren ikili için bu ideal bir gezidir. Luke büyüleyici güzellikteki Zahara (Sarai Givaty) ile tanışır. İki çılgın macerasever Zahara’yı da yanlarına alarak Atlas Dağları’ndaki yer altı tünellerinin bulunduğu antik bir yerleşim merkezine giderler. Luke karanlık, ürkütücü ve ıssız tünelleri keşfetmek ister fakat içeride kimsenin bilmediği dehşet veren bazı sırlar gizlidir.
Gayrimenkul komisyoncusu olarak çalışan ve son projesi ile doğal orman alanlarında yaşayan hayvanları tehdit eden Dan Sanders, bu akıllı yaratıkların intikam planlarıyla uğraşmak zorunda kalacaktır.
Her yıl Bahar Tatili’nde Victoria Gölü’nün nüfusu 5,000’den 50,000’e fırlar. Kasaba güneşlenmek, eğlenmek ve bol bol içki içmek isteyen insanların akınına uğrar.
Alaskanın Nome bölgesinde 1960lı yıllardan bu yana insanlar hiç bir iz bırakmadan kaybolmaktadır. Daha önce FBI ajanları bu bölgede araştırma yapmışsa da, insanalrın nasıl kaybolduğu gizemi çözülememiştir.
Ölmüş bir insanın ruhu bazen şeytanla öyle içli dışlıdır ki, cennete girmesine izin verilmez. İki dünya arasında sonsuza kadar sıkışıp kalan böyle bir ruh, çaresizlik içinde vücuduna yerleşebileceği yeni bir beden arar. Kimi zaman bunu başarır da…
Karabasanı gördüğünü iddia eden bir kız bunu en yakınarkadaşına söyler. Fakat kızın arkadaşı buna inanmaz. Çok geçmeden karabasanı gördüğünü söyleyenkız intihar eder ve oda arkadaşı da onun intihar etmesinden sonra garip olaylar yaşamaya başlar ve karabasanın gerçektendeolduğunu görür ve yatakhanede kalan diğer kişilere de karabasanın gerçek olduğunu ikna etmeye çalışır.Karabasanın var olduğunu yatakhanede kalanlara çalıştıkça karabasanın daha da güçlendiğini ve onungüçlenmesinin yeni ölümleri getirdiğiniçok geçmeden anlayacaktır.Karabasan kabusu geri döndü.
Tür : Dram / Korku / Gizem
Paranormal aktiviteler uzmanı bir kadın, yolunu kaybetmiş ruhların buluşma noktası haline gelmiş bir evin varlığını keşfeder.
Bir grup arkadaş eğlenceli bir tırmanış yapmaya karar verir. Tırmanış rotası kapalı olsa da yollarına devam ederler. Göze aldıkları bu tırmanış, gittikçe daha riskli ve tehlikeli bir hal alır ve kazalar birbirini izler. Yolun kapalı olmasının bir nedeni vardır. Önce Fred kaybolur, ardından hava kararmaya başlar. Yolculuk korkunç bir kâbusa dönüşür.
Yönetmen:James D.R. Hickox
İnternet üzerinden altı arkadaş birer esrarengiz mail alır.Manyak bir katil epostalarına,yada cep telefonu mesajlarına girerek bu insanları devamlı rahatsız etmekte onları vahşice öldüreceğini söylemektedir.bu zincirleme mesajların kimden geldiğini öğrenmeye çalışan Jessie Campbell (Nikki Reed)ve arkadaşları aslında bunun bir ölümcül oyun olduğunun ve hepsinin de bu oyunun bir parçası olduğunun farkına varacaklardır.Kurtulabilmeleri nin tek şartı oyunun kurallarına uymak. Arkadaşlık, herhangi bir şeyi ifade eder mi?senin hayatınmı önemli yoksa arkadaşınınkimi.Zinciri kır,ölümden kurtul,artık bir klasik seri haline gelen saw serisinin izinden giden 2010 yapımı sınırları zorlayacak bir korku gerilim filmi.
Bir grup insan bir gökdelenin asansöründe mahsur kalır, buraya kadar tek sorun bu gibi görünse de aralarında bir kişinin şeytan olduğunu henüz bilmiyorlardır…
The Social Network,Facebook ’un kurucusu Mark Zuckerberg’in hayat hikayesini ve ünlü sosyal paylaşım sitesinin kurulma aşamalarını anlatıyor.
Peder Cotton Marcus, Lousiana’da Sweetzer’ın çiftliğine vardığında, her zaman yaptığı şeytan kovma ayinlerinden birini gerçekleştireceğini düşünmektedir. Marcus, cemaatindeki insanlar için ayini görüntülemeye karar vermiştir. Sweetzer’ın kızı Nell’in ruhu, kötü bir iblisin eline geçmiştir. Genç kız kötü ruhun esiri haline gelmiştir. Marcus ayine başladığında, daha önce karşılaşmadığı türden bir kötülükle karşı karşıya kaldığını anlayacaktır. Ne var ki, bırakmak için artık çok geçtir.
Bir tür filmi olmasına rağmen sıkı karakter oyuncularını kadrosuna toplayan proje, geleceğin vampirleşen dünyasını anlatacak.
Siyasi bir ayaklanmanın ardından, Tayland’taki havaalanının kapanması yüzünden evlerine dönemeyen Rainie ve arkadaşları, mecburen eski ve yıkık dökük bir otelde kalırlar. Otelde üç tuhaf çocuk ve bir köpek yavrusu karşılaşmalarının ardından garip olaylar gerçekleşmeye başlar.
Nişanlısı ile ülke çapında seyahat ederken, Beth bir annenin en kötü kabusunda izole bir klinikte yalnız uyanır.
Yapım:2010 ~ ABD, Kanada
Bir grup genç eğlendikten sonra arkadaşlarını bırakmak için yola çıkarlar. Alkolünde etkisiyle bir kaza geçirirler. Ne olduğuna bakmak için araçtan indiklerinde aracın altında yaralı bir adam görürler. Ambulansla tuhaf bir hastaneye giderler. Burada tedbir için muayene olmayı beklerken tek tek herkes garip bir şekilde ortadan kaybolmaya başlar. Aslında bu hastanenin yıllar önce kapanmış bir yer olduğunu öğrenirler. Garipliklerin hepsi bu kadarla da kalmayacaktır.
Andrew Divoff adlı çılgın bilimadamı, ormanlık alandaki gözlerden uzak laboratuarında deneyler yapmakta ve bir virüs üzerinde çalışmaktadır Virüsün özeliği, insanları öfkelendirmesidir Doktor öfke virüsünü sakin, zararsız insanlar üzerinde denemeye başlar Ancak deneyler planlandığı gibi gitmez Vücutlarına virüs enjekte edilmiş kurbanlar, kontrol edilemez hale gelir ve laboratuardan kaçar Onlar artık insan değildir Mutasyona uğrayarak insan etiyle beslenen zombiye dönüşmüşlerdir …
Ligeia, Edgar Allan Poe’nun erken dönem öykülerinden biridir. İlk defa 1938′de yayınlanan öykü, isimsiz bir anlatıcı ile Ligeia adındaki güzel ve kuzgun saçlı eşi hakkındadır.
Piskopatlığa soyunan Bir adam ve onu durudurmaya çalışan 3 genç kurban çocuk Genç çocuklara tecavüz etmekte ve çocuklar kötü muamele etmektedir. Lise son sınıf öğrencileri, James ve Mark kurbanları olarak durdurmak için planlar yaparlar.
Norveç sinemasının yükselen örneklerinden.
