Saya vampir anne ve insan ırkından bir babanın kızıdır. 16 yaşında, naif bir görüntüsü olsa da aslında 400 yaşındadır ve iki ırk arasında kalmanın acısını yaşar. Hayatını samuray becerilerini geliştirmeye ve dünyayı vampirlerden temizlemeye adamıştır, diğerleri gibi hayatta kalması kana bağlı olsa da.
El altından yürütülen bir organizasyon için çalışırken, Tokyo’ da üssü olan bir Amerikan ordusunun üzerine yollanınca, Saya tüm vampirlerin atası olan Onigen’ i yok etme şansı olduğunu düşünür. İnsan üstü güçlerini ve kılıcını kullanarak işe koyulur.
Bu esnada yüzyıllardır ilk defa bir insanla ilişki kurar ki o da Onigen’ in üzerinde en büyük etkiye sahip olan üssün generalinin kızıdır.
Macerasever gezginler Luke (Stephen Dorff) ve Adam’ın (Neil Jackson) yeni adresleri Fas’tır. Günlerini harika yemekler ve çılgın partilerle geçiren ikili için bu ideal bir gezidir. Luke büyüleyici güzellikteki Zahara (Sarai Givaty) ile tanışır. İki çılgın macerasever Zahara’yı da yanlarına alarak Atlas Dağları’ndaki yer altı tünellerinin bulunduğu antik bir yerleşim merkezine giderler. Luke karanlık, ürkütücü ve ıssız tünelleri keşfetmek ister fakat içeride kimsenin bilmediği dehşet veren bazı sırlar gizlidir.
Gayrimenkul komisyoncusu olarak çalışan ve son projesi ile doğal orman alanlarında yaşayan hayvanları tehdit eden Dan Sanders, bu akıllı yaratıkların intikam planlarıyla uğraşmak zorunda kalacaktır.
Tür:Aile, Komedi
Yönetmen:Roger Kumble
Oyuncular:Brendan Fraser, Brooke Shields, Matt Prokop, Ken Jeong, Dick Van Dyke, Skyler Samuels, Carrie Ann Quinn, Alexander Chance, Furry Vengeance, Kathleen Fitzgerald, Rachel Dolan, Ricky Garcia, Samantha Bee
Senaryo:Josh Gilbert, Michael Carnes
Yapımcı:Keith Goldberg, Robert Simonds
Görüntü Yönetmeni:Peter Lyons Collister
Her yıl Bahar Tatili’nde Victoria Gölü’nün nüfusu 5,000’den 50,000’e fırlar. Kasaba güneşlenmek, eğlenmek ve bol bol içki içmek isteyen insanların akınına uğrar.
Ama bu yıl, bu küçük kasabada, kasaba yerlilerinin sarhoşlarla ilgili şikâyetlerinin yanına bir yenisi daha eklenecek. Yeni bir dehşet dalgası Victoria Gölü’nde açığa çıkmak üzere. Gölde insan yiyen balıkların ortaya çıkmasından sonra bir grup yabancı, bölgenin keskin dişli yeni sakinlerine balık yemi olmamak için bir araya gelecek ve dehşet saçan canavarlara karşı işbirliği yapacaklardır.
Ölmüş bir insanın ruhu bazen şeytanla öyle içli dışlıdır ki, cennete girmesine izin verilmez. İki dünya arasında sonsuza kadar sıkışıp kalan böyle bir ruh, çaresizlik içinde vücuduna yerleşebileceği yeni bir beden arar. Kimi zaman bunu başarır da…
David Goyer, doğaüstü gerilim çalışması “The Unborn”da iki dünya arasında sıkışıp kalmış ruhların yaşamına ürkütücü bir bakış getiriyor. Filmde bedenine şeytani bir ruhun girmesiyle birlikte kabuslar dünyasına sürüklenen ve sevdiği insanlar için bile tehlike haline gelen genç bir kadının öyküsü anlatılıyor.
Casey Beldon (Odette Yustman) kendisini çocukken terk eden annesinden nefret etmektedir. Ancak açıklanamaz birtakım olaylar meydana gelmeye başlayınca annesinin neden terk ettiğini anlamaya başlar. Sonunda hayaletin uyanık saatlerine de egemen olması üzerine çareyi spiritüel olaylar danışmanı Sendak’a (Gary Oldman) başvurmakta bulur.
Tür : Gerilim / Korku
Gösterim Tarihi : 9 Ocak 2009
Yönetmen : David S. Goyer
Senaryo : David S. Goyer
Görüntü Yönetmeni : James Hawkinson
Yapım : 2009, ABD
Karabasanı gördüğünü iddia eden bir kız bunu en yakınarkadaşına söyler. Fakat kızın arkadaşı buna inanmaz. Çok geçmeden karabasanı gördüğünü söyleyenkız intihar eder ve oda arkadaşı da onun intihar etmesinden sonra garip olaylar yaşamaya başlar ve karabasanın gerçektendeolduğunu görür ve yatakhanede kalan diğer kişilere de karabasanın gerçek olduğunu ikna etmeye çalışır.Karabasanın var olduğunu yatakhanede kalanlara çalıştıkça karabasanın daha da güçlendiğini ve onungüçlenmesinin yeni ölümleri getirdiğiniçok geçmeden anlayacaktır.Karabasan kabusu geri döndü.
Tür : Dram / Korku / Gizem
Gösterim Tarihi : 11 Haziran 2010
Yönetmen : Lars Von Trier
Senaryo : Lars Von Trier , Anders Thomas Jensen
Görüntü Yönetmeni : Anthony Dod Mantle
Yapım : 2009, Danimarka , 104 dk.
Lars von Trier’in korku filmi projesi Antichrist şimdiden heyecanlandırıyor. Senaryosunu Trier’le beraber Anders Thomas Jensen’ın yazdığı film, çocuklarını kaybettikten sonra bir orman kulübesinde olayı unutmaya çalışan bir çiftin yaşadıklarını anlatacak…
Paranormal aktiviteler uzmanı bir kadın, yolunu kaybetmiş ruhların buluşma noktası haline gelmiş bir evin varlığını keşfeder.
Dr. Mary Florescu ve iş arkadaşı Reg Fuller, sebebi açıklanamayan cinayetlerin işlendiği bir eve yerleşirler. Yanlarına medyum güçleri olan Simon McNeal’i da alan ikili bu karanlık evein sırrını çözmeye çalışırlar. Mary ve Simon arasında başlayan tutkulu ilişkinin, korkunç sonuçları olacaktır.
Bir grup arkadaş eğlenceli bir tırmanış yapmaya karar verir. Tırmanış rotası kapalı olsa da yollarına devam ederler. Göze aldıkları bu tırmanış, gittikçe daha riskli ve tehlikeli bir hal alır ve kazalar birbirini izler. Yolun kapalı olmasının bir nedeni vardır. Önce Fred kaybolur, ardından hava kararmaya başlar. Yolculuk korkunç bir kâbusa dönüşür.
Bryn (Teri Polo) ve Paul Shaw (David Rees Snell), dört yaşındaki oğullarının ölümünden sonra kendilerini toparlamaya çalışmaktadır Bunun için yeni bir eve taşınırlar Bryn burada küçük bir çocuğun hayaletini görmeye başlar Genç bir profesör ve tecrübeli bir polisin yardımıyla bu çocuğun ölümü hakkında bilgi toplar Bryn, çocuğun ölen oğluyla iletişim kurmasına yardım edeceğini düşünmektedir Ancak genç kadın, ne kadar büyük bir tehlike ile karşı karşıya olduğunun henüz farkında değildir..

Evli bir adama, “Gidip, istediğin kadınla birlikte olabilirsin.” derseniz, neler olur? Rick (Owen Wilson) karısından sınırsız izni koparttığını düşünüp yanına en iyi arkadaşı Fred’i (Jason Sudeikis) de alarak çapkınlık turuna çıkar.
Alaskanın Nome bölgesinde 1960lı yıllardan bu yana insanlar hiç bir iz bırakmadan kaybolmaktadır. Daha önce FBI ajanları bu bölgede araştırma yapmışsa da, insanalrın nasıl kaybolduğu gizemi çözülememiştir.
Yönetmen:James D.R. Hickox
İnternet üzerinden altı arkadaş birer esrarengiz mail alır.Manyak bir katil epostalarına,yada cep telefonu mesajlarına girerek bu insanları devamlı rahatsız etmekte onları vahşice öldüreceğini söylemektedir.bu zincirleme mesajların kimden geldiğini öğrenmeye çalışan Jessie Campbell (Nikki Reed)ve arkadaşları aslında bunun bir ölümcül oyun olduğunun ve hepsinin de bu oyunun bir parçası olduğunun farkına varacaklardır.Kurtulabilmeleri nin tek şartı oyunun kurallarına uymak. Arkadaşlık, herhangi bir şeyi ifade eder mi?senin hayatınmı önemli yoksa arkadaşınınkimi.Zinciri kır,ölümden kurtul,artık bir klasik seri haline gelen saw serisinin izinden giden 2010 yapımı sınırları zorlayacak bir korku gerilim filmi.
Bir grup insan bir gökdelenin asansöründe mahsur kalır, buraya kadar tek sorun bu gibi görünse de aralarında bir kişinin şeytan olduğunu henüz bilmiyorlardır…
The Social Network,Facebook ’un kurucusu Mark Zuckerberg’in hayat hikayesini ve ünlü sosyal paylaşım sitesinin kurulma aşamalarını anlatıyor.
Peder Cotton Marcus, Lousiana’da Sweetzer’ın çiftliğine vardığında, her zaman yaptığı şeytan kovma ayinlerinden birini gerçekleştireceğini düşünmektedir. Marcus, cemaatindeki insanlar için ayini görüntülemeye karar vermiştir. Sweetzer’ın kızı Nell’in ruhu, kötü bir iblisin eline geçmiştir. Genç kız kötü ruhun esiri haline gelmiştir. Marcus ayine başladığında, daha önce karşılaşmadığı türden bir kötülükle karşı karşıya kaldığını anlayacaktır. Ne var ki, bırakmak için artık çok geçtir.
Bir tür filmi olmasına rağmen sıkı karakter oyuncularını kadrosuna toplayan proje, geleceğin vampirleşen dünyasını anlatacak.
Siyasi bir ayaklanmanın ardından, Tayland’taki havaalanının kapanması yüzünden evlerine dönemeyen Rainie ve arkadaşları, mecburen eski ve yıkık dökük bir otelde kalırlar. Otelde üç tuhaf çocuk ve bir köpek yavrusu karşılaşmalarının ardından garip olaylar gerçekleşmeye başlar.
Nişanlısı ile ülke çapında seyahat ederken, Beth bir annenin en kötü kabusunda izole bir klinikte yalnız uyanır.
Yapım:2010 ~ ABD, Kanada
Bir grup genç eğlendikten sonra arkadaşlarını bırakmak için yola çıkarlar. Alkolünde etkisiyle bir kaza geçirirler. Ne olduğuna bakmak için araçtan indiklerinde aracın altında yaralı bir adam görürler. Ambulansla tuhaf bir hastaneye giderler. Burada tedbir için muayene olmayı beklerken tek tek herkes garip bir şekilde ortadan kaybolmaya başlar. Aslında bu hastanenin yıllar önce kapanmış bir yer olduğunu öğrenirler. Garipliklerin hepsi bu kadarla da kalmayacaktır.
Andrew Divoff adlı çılgın bilimadamı, ormanlık alandaki gözlerden uzak laboratuarında deneyler yapmakta ve bir virüs üzerinde çalışmaktadır Virüsün özeliği, insanları öfkelendirmesidir Doktor öfke virüsünü sakin, zararsız insanlar üzerinde denemeye başlar Ancak deneyler planlandığı gibi gitmez Vücutlarına virüs enjekte edilmiş kurbanlar, kontrol edilemez hale gelir ve laboratuardan kaçar Onlar artık insan değildir Mutasyona uğrayarak insan etiyle beslenen zombiye dönüşmüşlerdir …
Ligeia, Edgar Allan Poe’nun erken dönem öykülerinden biridir. İlk defa 1938′de yayınlanan öykü, isimsiz bir anlatıcı ile Ligeia adındaki güzel ve kuzgun saçlı eşi hakkındadır.
Piskopatlığa soyunan Bir adam ve onu durudurmaya çalışan 3 genç kurban çocuk Genç çocuklara tecavüz etmekte ve çocuklar kötü muamele etmektedir. Lise son sınıf öğrencileri, James ve Mark kurbanları olarak durdurmak için planlar yaparlar.
Norveç sinemasının yükselen örneklerinden.
